Mete Han’ın Ordu Sistemi (Onlu Sistem)

Mete, babası Teoman tarafından kendi emrine verilen 10.000 kişilik askeri orduyu nasıl eğitip yetiştirdiyse, şimdi tamamı emrinde olan devletin tüm askerilerini de o şekilde eğitecekti. Mete ıslık çalan bir ok icat etmiş ve bu oklarla okçu

atlı birliklerine eğitim yapmalarını emretmiştir. Disiplinli bir

ordu elde etmek amacıyla katı disiplin kuralları koymuş ve

birliklerinin sadakatini ölçmek için inanılması güç sınavlar

verdirtmiştir. Nitekim Metehan okunu nereye atarsa askerleri

de oraya atmaya mecburdu. Ve okunu atmayanların başları

derhal kesilecekti. Metehan bir gün kendi atına okunu attı ve

askerlerinden de atına nişan almalarını istedi. Bu önemli bir

olaydı. Çünkü milattan üç bin yıl önce Türkler tarafından

ehlileştirilip, yük ve binek hayvanı olarak kullanılan at,

onların hem en büyük serveti, sevgilisi aynı zaman da atalar

ruhuna kurban edilen kutsal bir varlıktı (Metehan, 69-70).

Dolayısıyla öyle kolay kolay ortadan kaldırılması ya da kolay

vazgeçilecek bir varlık değildi. Mete’nin sağındaki ve

solundaki bazı askerler, Mete’nin atına ok atma cesaretini

gösteremediler ve başları hemen orada kesildi. Metehan bu

sefer askerlerinin sadakatini test etmek için yine orada

bulunan ve çok sevdiği eşine okunu attı ve askerlerinden de

aynısını istedi. Yine buna cesaret edemeyenlerin başları

kesildi. Bunun yanında ordu içerisindeki karışıklığı gidermek ve hiyerarşik düzeni sağlamak için 10’luk sisteme dayalı bir ordu düzenlemesi yaptı.

Bu sisteme göre her 10.000 kişilik ordu 1000 kişilik kısımlara ayrılır, 1000 kişilik kısım da 100 kişilik bölümlere ayrılır, 100 kişilik birlik de 10 kişilik ufak gruplara ayrılır. Bu her on bin, bin, yüz ve on kişilik grubun başında da komutan bulunur. 10.000 kişiliğe ”Tümenbaşı”, 1000 kişiliğe ”Binbaşı”, 100 kişiliğe ”Yüzbaşı”, 10 kişiliğe de ”Onbaşı” atanır. Bu sayede emir komuta zinciri olur ve üstten gelen emir bölünerek en alta doğru eksiksiz şekilde iletilirdi. Ayrıca herkes bir üstünün sorumluluğu altında olur. Mete’nin yapmış olduğu bu 10’luk sistem, sonrasında gelecek olan, başta Türkler olmak üzere tüm dünya devletlerine örnek olmuştur. Bu sistem günümüzde hala dünya devletlerinin askeriyesi tarafından kullanılmaya devam etmektedir.

Bu orduda bulunan askerler, henüz küçük yaşlarda keçiye binerek kuşları ve fareleri vurmaya çalışırlardı. Yetişkinliklerinde ise yay germe, ok atma ve at binmede ustalaşmış birer savaşçı haline gelirlerdi. Hunlarda ordunun büyük kısmı atlı birliklerden oluşuyor ve bu birlikler özellikle uzaktan ok atarak düşmanı yok etmeye çalışıyordu. Uzaktan ok atımlarından sonra gerek duyulduğu takdirde yakın mesafeden mücadele başlıyordu. Bu durumda da genel olarak kısa mızrak ve kılıçlar kullanılıyordu. Bu stratejiler ve askeri eğitimler devletin barış zamanları, askerlerin formdan düşmemeleri ve idmanlı olmalarını sağlama amacıyla yaptıkları, sürek avlarında tekrar ediliyor ve bu sayede askerler daima hazır durumda bulunuyordu. Mete ile başlayan bu askeri değişimler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kuruluşu sayılmaktadır (M.Ö 209).

KAYNAKÇA:

1)Asya Hun Devletinde Mao-Tun (Metehan) Dönemi

2)tarihikadim.com

Yorum Yap